YÜRÜME MEKANİĞİ

0
1213

Klinikte sıkça karşılaşırız yürüyüş bozuklukları ile. Ancak bir yürüyüş bozukluğunun altında yatan patolojiyi anlamak ve doğru tedavi uygulamak için normal yürüme paternini iyi bilmemiz gerekir. Bazı parametreler analiz laboratuvarlarında cihazlar yardımıyla belirlenebilirken bazılarını sadece gözlemsel olarak takip edebiliriz.

Öncelikle şunu bilmeliyiz: ‘Yürüme beyinde başlar.’ Yani bir yürüyüş bozukluğu ile karşılaştığımızda öncelikle beyin aktivitelerini değerlendirmek daha sonra kas ve eklemlere odaklanmak avantaj sağlayabilir.

Bir yürüyüşün kaliteli olabilmesi için fazlarına uygun ve ağrısız yapılıyor olması gerekir. Bunu sağlamak için bazı komponentlere ihtiyaç vardır:

  • Merkezi sinir sistemi: uyarıların gelmesi için gereklidir.
  • Periferik sinir sistemi: gelen uyarıları ilgili yerlere iletmek için gereklidir.
  • Kaslar: kasılıp gevşeyerek hareket açığa çıkarmak için gereklidir.
  • Eklemler: proprioception açısından oldukça önemlidir.
  • Rijit segment: Kemik yapılar yeterli kuvvete sahip olmazlarsa ağırlık aktarımı sırasında sorun yaşanabilir.
  • ROM: hareket açıklığı, kalite için önemlidir.
  • Eksternal faktörler: zemin ile ilişki ve şok absorbsiyonu bakımından giyilen ayakkabının da önemi büyüktür.

Kısaca yürüyüş fazlarına bakmak gerekirse;

 

Yürümenin duruş (stance) ve salınım (swing) olmak üzere 2 fazı vardır. Ayrıca destek noktalarına göre de tek destek (single support) ve çift destek (double support) olarak ikiye ayrılır. Tek destekte sadece bir ayak yer ile temas halindeyken çift destek fazında iki ayak da yer ile temas eder. Hızın artmasına bağlı olarak tek destek süresi artar ve çift destek süresi azalır. Hızın daha da artmasıyla beraber çift destek süresi sıfıra iner ve ‘Koşma’ denilen siklus açığa çıkar.

1) Duruş Fazı (Stance Phase): tüm yürüme döngüsünün %60 ını oluşturur ve 5 alt birime ayrılabilir. Kapalı kinetik zincir şeklindedir.

  • Topuk vuruşu (heel strike)
  • Taban teması (Foot Flat)
  • Orta Duruş (mid Stance)
  • İtme fazı (push off)
  • Parmak kalkışı (toe off)

 

 

 

 

 

 

2) Salınım Fazı (Swing Phase): tüm yürüme döngüsünün %40’ını oluşturur. Açık kinetik zincir şeklindedir.

  • Akselerasyon (hızlanma)
  • Mid swing (orta salınım)
  • Deselerasyon (yavaşlama)

Şimdi de yürüyüş sırasında kas ve eklemlerdeki değişikliklere bir göz atalım:

Topuk vuruşu sırasında;

topuğun yere indirilmesi olayı gerçekleşir.

  • Kalça 25-30 derece fleksiyonda
  • Diz tam extansiyonda
  • Ayak bileği nötral
  • Ayak supinasyonda

Bu fazda kalça stabilitesini korumak için gluteus maximus ve hamstringler kasılır. Ayrıca ayak bileğini nötralde tutmak için dorsi fleksörler aktiftir.

Taban teması sırasında;

ayak tümüyle yere indirilir ve vücut ağırlığı aktarımı başlar.

  • Kalça extansiyona gelir.
  • Diz 20 derece fleksiyonda
  • Ayak bileği 10-15 derece plantar fleksiyonda

Bu fazda yine kalçada gluteus maximus, hamstringler ve dizde quadriceps femoris kasılırken ayak bileğinde dorsi fleksiyon kasılması görülür.

Orta duruş fazı sırasında;

gövde öne doğru hareket etmeye başlar. Taban temasında vücut ağırlığının tamamı aktarılmamışken bu fazda tamamen ekstremiteye ağırlık aktarımı olur.

  • Kalça extansiyonda
  • Diz ekstansiyonda
  • Ayak bileği dorsi fleksiyonda

Bu fazda kalça kaslarının çalışmasına gerek yoktur. Diz stabilitesi için quadriceps femoris ve ayak bileği için triceps kasları kasılır.

İtme fazı sırasında;

bacak yerden kesilir.

  • Kalça 10 derece extansiyonda
  • Diz fleksiyona gelir
  • Ayak bileği plantar fleksiyonda

Bu fazda kalçada iliopsoas, dizde gastrocnemius, ayak bileğinde triceps kasları aktiftir.

Parmak kalkışı fazı sırasında;

karşı ekstremite yere değmeye başlar. Çift destek periyoduna geçilir ve parmak kalkışı ile salınım evresi başlar.

  • Kalça extansiyonu artar
  • Diz fleksiyonu artar
  • Ayak bileği plantar fleksiyonu artar

Bu fazda kalçada iliopsoas, rectus femoris, addüktör; ayak bileğinde triceps kasları kasılır ve dizde pasif fleksiyon meydana gelir.

Akselerasyon fazı sırasında;

havadaki ekstremite öne doğru iletilir. Havadaki ayak yerdeki ayağın hizasına geldiğinde biter.

  • Kalça ve diz fleksiyonu artar.
  • Ayak bileğinde dorsi fleksiyon oluşur.

Mid swing fazında;

ayak orta hattan itibaren yere değmeden öne doğru aktarılır.

  • Kalça ve diz fleksiyonu ve ayak dorsifleksiyonu artar.

Deselerasyon fazı sırasında;

topuk yere değmeden önce öne ilerleme sırasında bacağın kontrolü içi yavaşlama durumudur.

  • Kalça fleksiyonda
  • Diz extansiyonda
  • Ayak bileği nötral pozisyonda

Topuk vuruşundan orta duruş fazına doğru gidildikçe diz fleksiyona ve ayak bileği plantar fleksiyona gider. Şok emiliminin erken döneminde kalça ve diz ekstansörleri, ayak dorsifleksörleri ana katılımcılardır.

Taban temasından orta duruşa doğru gidildikçe diz ekstansiyona gelir. Gluteus maximus, gluteus medius, quadriceps femoris ve soleus kasları kalça ve diz extansiyonu ile ayak bileği plantar fleksiyonunu sağlar.

Orta duruş fazından itme fazına geçilirken diz fleksiyona ve ayak bileği plantar fleksiyona alınır. Bu dönemde iliopsoas, gastrocnemius, sartorius ve gracilis en çok çalışan kas gruplarıdır.

Yürümenin doğru analizi ile birçok patoloji tespiti yapılabilir ve doğru tedaviye yönlenilebilir. Yapılan bir çalışmada yürüme analizi sonucunda Cp’de cerrahi girişim %20 oranında indirgenmiştir. Yürüyüşün sadece pediatri grubunda değil yetişkin gruplarda da dikkate alınması gerekir. Osteoartrit, instabilite, eklem rekonstrüksiyonları, nöromusküler hastalıklar gibi birçok vakada yürüme problemleri ortaya çıkmakta ve dolayısıyla analizler kaçınılmaz olmaktadır.

‘Dost başa düşman ayağa bakar.’ derler; fakat siz yine de ayaklara bakmayı ihmal etmeyin…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here