Yumuşak Doku Yaralanmaları

0
1403

Dokuların veya organların yapılarını, biçimlerini bozan ve dıştan mekanik bir tepkiyle meydana gelen yaralanmalara travma denilmektedir. Kazalar, depremler ve spor aktiviteleri gibi olaylar nedeniyle oluşan yaralanmalar da travma grubuna dahil edilmektedir.  Kas-iskelet sistemine ait olan parametrelerden kemikler dışındaki tüm diğer dokular “yumuşak doku” olarak adlandırılmaktadır. Yumuşak doku yaralanmaları ise sıklıkla kas, tendon ve ligamentlerin deformasyonlarını tanımlamak için kullanılan terimdir. Yumuşak doku deformasyonlarının en sık görüldüğü eklem diz bölgesi eklemidir. Burkulma, incinme, çıkık, menisküs deformasyonları ve subluksasyonlar yumuşak doku yaralanmaları grubunda bulunan sık yaşanan deformitelerdir.

1) Burkulmalar

Eklemlerin taşıyabileceğinden fazla yükün eklemlere yüklenerek zorlanması, bükülmesi veya gerilmesi sonucu eklem kapsüllerinin ve ligament liflerinin deformasyona uğraması veya yırtılması olayıdır. Burkulma deformiteleri ligament yaralanmaları ile ilgilidir. Burkulmalar sıklıkla dizlerde, parmaklarda, el bileklerinde ve ayak bileklerinde görülmektedir. Hastalara anamnez öyküleri, fizik muayeneleri ve radyolojik grafi çekimleri ile tanı konulur.

Burkulma Belirtileri

Eklemin çevre bölgesinde şişlikliklerin oluşması, ağrılı hareketlerin meydana gelmesi, hassasiyet gözlemlenmesi, morarmalar gibi renk değişimlerinin oluşması ve hareket sınırlamalarının yaşanması burkulmanın en belirgin belirtileridir.  Hareket sınırlamaları başlangıç aşamasında önemli değildir ancak deformasyonlardan 2-3 saat sonra ciddi boyutlara ulaşmaktadır.

Burkulmalarda Tedavi

  • Ekstremiteler hareket ettirilmemelidir. Eklemin hareketsizliğinin sağlanması için alçı veya atel kullanılabilir.
  • Ekstremiteler mümkün olduğunca kalp seviyesinden yukarıya kaldırılmalıdır
  • Morarmaların ve şişliklerin önlenmesi için soğuk pres uygulamasına gidilmelidir.
  • Ağrının giderilmesi için hekim istemine bağlı analjezik, inflamasyonun azaltılması için ise anti-inflamatuar ilaçlar kullanılabilir.
  • Burkulmanın üzerinden 48 saat geçtiğinden emin olunduktan sonra şişliklerin, morlukların ve ağrıların azaltılması için sıcak uygulamaya gidilebilir. Derin bir kabın içine sıcak, ılık arası su doldurulmalı ve burkulan kısım hazırlanan suyun içinde 15 dakika bekletilmelidir. Bu uygulama, günde birkaç defa tekrarlanabilir. Sıcak suyla ıslatılmış havlu ile ekstremite sarılarak ve termofor ile sıcak uygulama yapılabilir.
  • Deformasyona uğrayan ektremiteye elastik bandaj uygulanabilir.

2) İncinmeler

Aşırı tendon gerilmeleriyle veya kasların fazla kullanılmasıyla oluşan deformasyonlardır. Burkulmalara çok benzemektedir. Akut ya da kronik gelişebilir. Akut incinmeler, alışılmışın dışında güçlü egzersizler esnasında gerçekleşir. Kronik incinmeler ise sıklıkla tekrarlanan kas zorlanmalarından sonra gelişmektedir. Anamnez öyküsüne, fiziki muayenelere ve radyolojik grafilere bakılarak tanı konulmaktadır.

İncinme Belirtileri

Akut incinmelerde ani başlayan, şiddetli ve hareket yetilerini engelleyen bir ağrı mevcuttur. Ağrı hissi zamanla azalır fakat incinme bölgesi hassasiyeti hemen geçmez.  İncinme sonrasında meydana Helen şişlikler hemen oluşur ve  birkaç gün sonra ekimoz gözlemlenebilir. Kronik incinmelerde ise derişik ve yoğun aktiviteden sonraki 1- 2 saat içinde belirtiler meydana gelir. Kronik incinmelerde genelde deformite bölgesinde sertleşme ve hassasiyet görüşülür. Herhangi bir şişlik, ekimoz ve fonksiyon kayıpları yaşanmaz.

İncinmelerde Tedavi

Akut incinme oluşumlarında atel uygulamasına gidilir ve hastanın dinlenmesi sağlanır. Ödemin giderilmesi için ise deformasyona sahip olan bölge yükseltilir. Yaralanmaların gerçekleşmesinden sonraki ilk 24- 48 saat buz uygulaması yapılır. Daha sonra hastanın rahatlamasının sağlanması için sıcak uygulamaya gidilir. Kaslarda tamamen yırtılma gerçekleşmişse cerrahi girişim gerekebilir. İncinmelerin iyileşmesi 4 ila 6 hafta arasında sürmektedir. Tedavi sürecinde deformasyona uğrayan bölümün hareketsiz kalması sağlanmalıdır. Bu süreçten sonra bireylerin önerilen egzersizleri yapması sağlanır ve aşırı aktiviteden kaçınmaları için uyarılır. Yumuşak doku deformasyonlarında soğuk ve sıcak uygulamanın nasıl yapılacağı hakkında hastalara ve hasta yakınlarına eğitim verilmelidir. Kronik incinmelerde özel bir tedavi süreci yürütülmemektedir. Çeşitli lokal sıcak uygulamalarla yapılarak hastaların rahatlamaları sağlanmalıdır.

3) Luksasyonlar ve Subluksasyonlar

Bir eklemi oluşturan temel parametrelerin yer değiştirmesi sonucunda normal eklem ilişkilerinin bozulmasına luksasyon denilmektedir. Lukasyonlar sıklıkla parmaklarda, omuzlarda ve bileklerde meydana gelmektedir.  Eklem bağlarında ve eklem kapsüllerinde çeşitli deformasyonlar vardır. Eklem yüzlerinin kısmen yer değiştirmesi olayına ise subluksasyon denilmektedir.

Luksasyon ve Subluksasyon Belirtileri

Deformasyon bölgesinde çeşitli ağrı oluşumları, şişlikler, morluklar, hareket kısıtlılıkları, şekil bozuklukları ve hassasiyet gözlemlenir. Hastalar eklemlerinin normal konumunda olmadığını fark edebilirler. Deformite sahibi ekstremitenin uzunluğunda değişiklikler yaşanabilir.

Luksasyon ve Subluksasyon Tedavisi

  • Luksasyon kemik yerine yerleştirilmek için uğraşılmadan derhal bulunduğu pozisyonda sabitlenmelidir.
  • Şişmelerin ve ağrıların azaltılması için deformite bölgesine soğuk uygulama yapılmalıdır.
  • Deformasyona uğrayan bölge mümkün olduğunca kalp seviyesinin üzerine kaldırılmalıdır.
  • Yaralı bireyler en kısa sürede hastaneye götürülmelidir.
  • Tedavi sürecinde yaralanmadan hemen sonra ilk olarak kapalı redüksiyon uygulanmalıdır.
  • Bu uygulama ile tedavi edilemezse ya da eklem yüzeyinde kırıklar mevcutsa açık redüksiyon uygulamasına gidilmelidir. Daha sonra deformasyona sahip eklem, atel ya da alçı yardımıyla 4-6 hafta tespit edilmelidir.
  • Kontraktürlerin önlenmesi için yaralanma bölgesine komşu olan, tespit uygulaması yapılmamış eklemlere aktif egzersizler yaptırılması sağlanmalıdır.
  • Luksasyon ve subluksasyonun bulunduğu bölgede distalinde, ekstremitenin nörovasküler incelemesi gerçekleşirilir.
  • Tedavi sonrası hasta bakımı, hastaların ağrılarının giderilmesi, nörovasküler fonksiyonlarının korunması ve eklem fonksiyonlarının yeniden kazanılması için uygulanmaktadır.

4) Menisküs Yırtılması

Vücudun büyük eklemlerinden biri olan diz ekleminde yer alan menisküsler kıkırdaktan yapılmış yarım ay şekline sahip oluşumlardır. Diz eklemlerinin boşluklarında femurun ve tibianın arasında yüzeylerin birbirlerine daha uyumlu olmasını sağlayan ve bir çeşit yastık görevi görmekte olan kıkırdak bünyesinde sağda ve solda iç menisküs ve dış menisküs bulunmaktadır. İleri yaş grubu bireylerde zamanla menisküsteki aşınmalara bağlı olarak çeşitli yırtıklar meydana gelmektedir. Menisküs yırtılmaları trafik kazası, diz üzerine düşme, dize gelen şiddetli darbe, ayak yerde sabitken gövde bölgesinin diz üzerinde dönme hareketi gerçekleştirmesi, futbol yaralanmaları, kayak yaralanmaları vb. aktiviteler sonucunda meydana gelmektedir. Menisküs şikayeti ile gelen bireylerin anamnezleri alınır. Bireylere fiziki muayene, radyolojik grafi incelemeleri, MR ve tanı amaçlı artroskopi incelemeleri sonucunda tanı konulmaktadır.

Menisküs Yırtılması Belirtileri

Günlük hareketler uygulanırken hafiften şiddetliye kadar değişik diz ağrılarının meydana gelmesi, otutup kalkmalar esnasında ağrı ile birlikte dizde takılmaların oluşması, dizin bükülü halden  açık hale geçememesi ve zaman zaman dizde kilitlenmelerin yaşanması, dizde/ dizlerde takılma hislerinin gözlemlenmesi ve oluşan çeşitli şişlikler menisküs yırtılmalarının en belirgin belirtileridir. Menisküs üzerine basmalarda hassasiyetlerin oluşması, eklemlerden hareket esnasında sesler gelmesi ve  dizlerde hareket kısıtlılıklarının oluşması ise gözlemlenen diğer bulgulardır.

Menisküs Yırtılması Tedavisi

  • Bireylere cerrahi girişim uygulanarak deformasyonun giderilmesi sağlanmalıdır.
  • Meydana gelen menisküs yırtığı onarılmaya uygun olmadığında yırtık olan kısım çıkarılmalıdır. Total, parsiyel, segmental menisektomi uygulanabilir.
  • Menisküs onarılması ve menisküs transplantasyonu tedavi sürecinde kullanılabilecek diğer yöntemlerdir.
  • Cerrahi operasyon sonrasında bacak bandajla tespit edilmeli ve yüksek seviyede tutulmalıdır.
  • Hastalar süreç boyunca enfeksiyon ve derin ven trombozları yönüyle gözlemlenmelidir.
  • Cerrahi girişim sonrası 10 gün beklenir daha sonra sonra diz hareketlerine başlanması tavsiye edilir. (Kuadriseps egzersizlerinin ve diz bükme egzersizlerinin uygulanması sağlanır.)
  • Cerrahi girişimden yirmi gün sonra bireylerin dizlerini/dizini 90 derece fleksiyona getirebilmesine ve basarak yürümesine izin verilir. Hastalara yaklaşık üç ay koşma gibi aktif egzersizlerden uzak durması gerektiği önerilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here