HASTALIK ve HASTA

0
1217

Sevgili okurlar ikinci yazımızla birlikteliğimize devam edelim. Yazılarımı her hafta pazartesi günü yayımlıyorum.

Hastalık ve hasta kavramlarını anlatmaya çalışacağım. Üniversite eğitim hayatımda okul kurucu müdürümüz Gamze EKİCİ hocamın ” Arkadaşlar hastalık yoktur hasta vardır. ”  cümlesini burada kullanmak istedim. Çünkü hocam haklıydı. Mesleğe başladığım zaman hastalık ve hasta kavramlarını ayırt etmenin ne kadar önemli olduğunu anladım. Klasik olarak örneklendirme yapacak olursak ;

Ayşe Hanım boyun ağrısı ile bize yönlendirilmiş. Boyun ağrısının nedeni kanal daralmasından kaynaklı denmiş ve hafifte boyun düzleşmesi tanısı konulmuş. Hastanelerdeki fiziki muayene ve bilgisayar destekli test sonuçlarına dayanılarak hastamız fizik tedaviye yönlendirilmiş ve 3 haftalık tedavide hastamızın ağrılarında hafif azalma gözlemlenmiş. Hasta bize yönlendirilince hastamızdan bunları dinleyince Gamze EKİCİ hocamın cümlesi aklıma geldi : “Hastalık yoktur , hasta vardır.” Hastamın test sonuçlarına baktım değerlendirmelerimi yaptım ve şu soruyu sordum ; ” Ne oldu da böyle oldu ? ”

Hastam başladı anlatmaya ; 3 yıl önce ağrılar başladı. İlk önceleri dikkat etmedim. Gün geçtikçe ağrılarım da arttı. Her hangi bir müdahelede bulunmadım. Ağır kaldırmadım. Normal ev işlerimi yaptım. Kızımın düğününde boynum soğukta kaldı ve tutuldu. Bir kaç gün sonra iyileştim. Çok ağır bir hastalık geçirmedim.”

Hastam kızının düğünden sonra böyle olduğunun farkında artık yani hastamı yaklaşık 20 dakika dinledim. Hastam anlatarak rahatladı ve kızının düğünü hastamızı etkilemişti. Hastamızın stres yapması sonucu spazm ağrı spazm siklusundan çıkamaması sonucu bu halde olduğunu biliyorduk artık.

Kızının problemlerini kendisinin problemleri gibi olması hastamızı yıpratıyordu. Fizyoterapiye başladık ve hastamızdan sürekli anlatmasını istedik paylaşmasını istedik ve bu şekilde rahatlamasını sağlıyorduk.

Hastamız 4. seansının sonunda ağrılarının çok azaldığını artık çok rahat uyuyabildiğini söylemesi bizi çok sevindirdi.

Fizyoterapistler hastalık yoktur hasta vardır ilkesiyle sadece boyun ağrısına değil hastanın psikolojisiyle beraber vakayı inceler tanımlar be tedavi eder.

Klasik olarak sadece boyun ağrısına odaklansaydık hastamız fayda görse dahi bunu fizyolojik olarak hissedememesi ağrıyı azaltmayacaktı hatta faydasız olduğu düşüncesiyle tüm terapilere kendini kapatabilirdi. Biz fizypterapistler hastalarımıza bütüncül olarak yaklaştığımız için hastamız rahatlayacaktır ve hastalık ortadan kalkacaktır.

Sonuç olarak fizyoterapistler olarak biz hastalık üzerinden değil hasta üzerinden tedavi protokollerini belirlediğimiz için sağlık personelleri arasında hastalarımız için yerimizin ayrı olduğunu düşünüyorum.

Hastalık yoktur hasta vardır cümlesi ile yazımı bitiriyorum.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here