Febril Konvülziyonlar

0
797

Pediatrik dönemde meydana gelen ateşli bir hastalık sırasında (ateşe bağlı oluşan) görülen konvülziyonlardır. Febril konvülziyonlar sıklıkla 3 ay ila 5 yaş arası görülmektedir. Ancak en çok 17.ay ila 24. aylar arasında meydana gelmektedir. Kız çocuklarına nazaran erkek çocuklarda görülme genelliliği daha fazla olmaktadır. Febril konvülsiyon geçiren bir çocukta epilepsi hastalığı oluşabilir. Yenidoğan dönemde konvülsiyon hemen her kulvarda önemli bir sinir sistemi patolojisini yansıtmaktadır; erken tanılama ve tedavi uygulama kronik bir nörolojik defisitinin (eksiklik) önlenmesi açısından önem arz etmektedir. Beyin matürasyonları (olgunlaşmalar) tamamlanmadığından yenidoğan grubunda konvülsiyon yatkınlığı daha fazla olmaktadır. Yenidoğanlarda konvülsiyonlar etyoloji, klinik bulgu, tedavi yöntemleri ve prognoz açılarından diğer yaşlarda görülmekte olan konvülsiyonlardan farklı olmaktadır. Febril konvülsiyonlar çeşitli faktörlerle ele alınarak basit ve riskli febril konvülsiyonlar olarak iki gruba ayrılmaktadır.

Basit Febril Konvülsiyonlar

  • Nöbetler generalize durumdadır ( Tüm vücut nöbet esnasında etkilenmektedir.)
  • Nöbetlerde fokal (tek taraflı ya da belli bir bölgeye itibariyle) bulgular mevcut değildir.
  • Nöbetler genel itibariyle süre bazıyla 15 dakikadan kısa sürmektedir.
  • Bir defa nöbet geçirilme durumunda aynı gün nöbet tekrarı yaşanmaz.
  • Çocukların bu dönemde nörolojik gelişimleri normal ilerlemektedir.
  • Nöbet bitimlerinden sonraki aşamalarda da nörolojik defisitler gözlemlenmez.
  • Genellikle basit febril konvülsiyonlarda çocukların aile öyküsünde de bu hastalık mevcuttur.
  • Nöbet esnasında ateş durumu 39 C üzerinde seyretmektedir.

Riskli Febril Konvülsiyonlar

  • Konvülsiyon 38 C ve altındaki ateşlerde ortaya çıkmaktadır.
  • Riskli gruptaki nöbetler genel itibariyle süre bazıyla 15 ila 20 dakika arasında uzun sürmektedir.
  • Bu grubun hastaları 6 aydan küçük 6 yaştan büyük çocuklardır.
  • Bir defa nöbet geçirilme durumunda aynı gün 24 saat içinde nöbetin tekrarı yaşanabilir.
  • Nöbet bitimlerinden sonraki aşamalarda da nörolojik defisitler gözlemlenebilir.
  • Nöbetler şekil itibariyle vücudun tek bir tarafında meydana gelmektedir.
  • Genellikle riskli febril konvülsiyonlarda çocukların aile öyküsünde de epilepsi mevcuttur.
  • Pediatri grubu hastalarda 3′ ten çok konvülsiyon öyküsü gözlemlenmektedir.
  • Bireylerde kalıcı EEG bulguları meydana gelmiştir.

Pediatri Grubu Dönemlerine Göre Konvülsiyon Nedenleri

Yenidoğan Dönemi

  • Hipoksi oluşumu ya da asfiksi gözlemlenmesi (özellikle ilk 48 saat)
  • Çeşitli enfeksiyonların gelişimi (sepsis varlığı, menenjit oluşumu, ensefalit gelişimi)
  • Akut metabolizmal deformasyonların yaşanması (hipoglisemi oluşumu, hipokalsemi varlığı, hipomagnezemi gözlemlenmesi, hipo ya da hipernatremiye bağlı deformiteler)
  • İntrakraniyal kanamaların meydana gelmesi (doğumda çeşitli travmaların yaşanması)
  • Doğumdan kaynaklanan metabolik hastalıkların meydana gelmesi
  • Pridoksin bağımlılıklarının gelişmesi
  • Serebral gelişimsel bozukluklarının/ anomalilerin varlığı
  • Familyal yenidoğan grubu konvülziyonların meydana gelmesi
  • İlaç kullanımına bağlı konvülsiyonların oluşması: Annelerin alkol, amfetamin, kokain, barbitürat ve eroin gibi maddeleri kullanılmasından kaynaklı prematüre ve intrauterin gelişim geriliği olan bebeklerin doğması, konvülsiyonlara ve ileri süreçte nörolojik gelişim deformasyonlarının meydana gelmesi ihtimali

Süt Çocuğu ve Küçük Çocuk Dönemi

  • Enfeksiyon deformitelerinin varlığı (ekstrakraniyal-intrakraniyal)
  • Akut meydana gelen metabolik deformasyonlar
  • Toksik problmler
  • Akut meydana gelen serebral hipoksi oluşumları
  • İntrakraniyal akut gelişen yapısal deformasyonlar
  • Meydana gelen farklı nadir ender sebepler (aşı ensefalopatisi, kollajenoz vb.)

Okul Çağı Çocuğu ve Adölasan Dönemi

  • Meydana gelen çeşitli kafa travmaları
  • İntrakraniyal enfeksiyonların oluşumu
  • Çeşitli zehirlenmelerle meydana gelen deformasyonlar
  • Akut gelişen ve kronik meydana gelen böbrek hastalıklarının yaşanması
  • Serebrovasküler deformitelerin yaşanması
  • Tümörlerin oluşumları

Yenidoğanlarda Konvülsiyon Tipleri

  • Subtle (kolay ayırt edilmeyen) nöbetler: Yenidoğan dönemlerinde sıklıkla görülmekte olan nöbet tipidir. Göz hareketlerinde anormallikler, göz kırpmalar, normal dışı çiğnemeler, anormal yutmalar, emme deformasyonları, pedal çevirme hareketleri, kürek çekme anormallikleri, adım atma deformiteleri, apneler, hiperpneler, kan basıncı ve nabız değişiklikleri şeklinde bulgular vermektedir.
  • Tonik konvülsiyonlar: Mütemadiyen kasılmalar- katılaşmalar şeklinde seyretmektedir. Genellikle intraventriküler hemoraji ve hipoksik iskemik beyin deformasyonlarında görülmektedir. Tonik konzülsiyonda ekstremitelerde, gövdede ya da boyunda asimetrik kasılmalar meydana gelebilir.
  • Klonik konvülsiyonlar: Her iki tarafta tutulum gösteren ritmik kasılmaların meydana gelmektedir.Vücudun belirli bir bölgesinde saniyede 1 ila 3 defa ritmik kasılmalar görülmektedir. Kasılmalar bazı zamanlarda iki taraflı seyredebilirken bazı zamanlarda da vücudun bir bölgesinde görülebilir.
  • Myoklonik nöbetler: Ani sıçramalarla anlık kas kontraksiyonları vardır. Myoklonik hareketlerin baş bölgelerinde ya da ekstremitelerde hızlı kasılmalar şeklinde ya da kasılmalar her iki kol ve bacakta aynı anda meydana gelebilir.

Gebelik Dönemi Risk Faktörleri

  • Annelerin gebelik döneminde çeşitli ilaçları kullanması
  • Çeşitli enfeksiyonlara maruz kalması
  • Gebelikte kanamaların ya da travmaların yaşanması
  • Kan basıncı deformasyonları, toksemi anormallikleri, preeklampsi normal dışı ilelemesi, eklampsi problemleri ve fetusun haraketlerinde anormallikler değerlendirilmelidir.

Doğumsal Risk Faktörleri

  • Doğum eyleminin süresinin normalden uzun olması
  • Doğumsal komplikasyonların yaşanması
  • Fetusun kalp hızı ve reaktivitesinde deformitelerin yaşanması
  • Amnion mayisi mekonyum olması
  • Aspire edilmesi, oksijen gereksiniminin olması
  • Kordon dolanmalarının yaşanması
  • Doğumun olması gerekenden daha kısa sürmesi doğumun uzaması
  • Forseps kullanılmasına gidilmesi
  • Bu dönemde çeşitli travmaların yaşanması
  • Apgar skoru açısından değerlendirme

Konvülziyonlu Hastalarda Fiziki İncelemelerde Dikkat Edilmesi Gereken Olgular

  • Vital bulgular değerlendirilmeli (ateş ölçülmeli, solunum ve kan basıncı kontrolü yapılmalı)
  • Kilo kontrolü, boy ölçümleri ve baş çevresi bulgularına bakılmalı
  • İdrar ya da terde konu analizi yapılmalı
  • Saçlı deride bulunan hematom ya da iğne izlerinin olup olmadığı kontrol edilmelidir
  • Fontanelin büyüklükleri, bombelikleri
  • Kranial üfürümler değerlendirilmeleri yapılmalı
  • Gözler gerekli bir muayeneden geçirilmeli (korioretinit, katarakt),
  • Deri kontrolleri yapılmalı (yüzde hemanjiom bulgularına, kafeola lekelerine, veziküler lezyonlar bağlamında, sarılık açısından vs)
  • Nörolojik muayenelerde bazı bulgulara dikkat edilmelidir.( Mental durum değerlendirilmeleri yapılmalıdır, kranial sinir muayeneleri yapılmalıdır, tonus değerlendirilmesi yapılmalı, tendon refleksleri kontrolleri yapılmalı ve infantil reflekslere bakılmalıdır.)

Febril Konvülziyonların Tedavisi

Yeni doğan konvülsiyonlarında gelişimsel nörolojik olumsuzluklar meydana gelebileceğinden acil tedavi gerektirmektedir.

  • Stabilizasyonlar sağlanmalıdır. Hastalar ayrı odalara alınmalıdır. Solunum kontrolleri, kan basıncı durumları, vücut ısısı bakımları yapılmalı ve hastalar yakından takibe alınmalıdır.
  • Bireylere damar yolları açılmalıdır.(Yeni doğanlarda kas kitleleri az olduğundan İM yol değil İV ya da enteral yol tercih edilmelidir.).Konvülziyonlarının uzaması pediatri grubu açısından tehlikeli oluşturacağından stabilizasyon ilk yapılacak müdahele olmalıdır.
  • Tedavi süreci başlatılırken bir yandan da etyoloji araştırılmasına gidilmelidir.(Antikonvülsan ilaçlar tercih edilmelidir).
  • Nöbet esnalarında solunum ve dolaşım destekleri sağlanmalı ve hastalara oksijen desteği verilmelidir. Kan örnekleri alınarak laboratuvar tetkiklerine tabi tutulmalıdır. Öncelikli olarak hipoglisemi, hipokalsemi, elektrolit düzensizliği gibi deformasyonlar düzeltilmelidir.
  • Hasta meydana gelebilecek travmalardan korunmalıdır. Hastaların kendilerine zarar vermesi (dillerini ısırmaları, çarpmalar yaşamaları, yaralanmaların meydana gelmesi vb.) önlenmelidir.
  • Mevcut ateş kontrol altına alınmalıdır.
  • İlaç tedavilerinde önce antipiretikler (parasetamol) kullanılmalıdır.
  • Periferik soğutmalar uygulanabilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here