AKCİĞER GRAFİSİ VE DİĞER GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

0
1823

Akciğer grafisi çekilme amaçları; kanser teşhisi,akciğer hastalık teşhisi ve gögüs hastalık teşhisinin doğru bir şekilde belirlenmesinde kullanılır.

Her defasında yüzde yüz doğru sonuç verdiğinden bahsedemeyiz fakat akciğerlerde hillus adı verilen pulmoner damarların olduğu taraflarda dolgunluk,şişlik var ise akciğer tomogrofisine başvurulmalıdır.

Çekilen grafi değerlendirilirken,pulmonerin şekli, biçimi, çizgileri, hatlarını net bir şekilde görünüyor olmalıdır şayet ki görünmüyorsa grafi de bir renk farkı varsa o da şöyledir ki beyaz şeklinde görünmesi gereken yerler eger siyah çıkmışsa grafi de buraya hava gitmediğinden bahsedebiliriz.

Akciğer grafisinde sadece akciğerle ilgili hastalık teşhisi veya şüphesini bulmak için kullanılmamaktadır. Akciğer grafisi çekilirken örneğin anteriordan clavikula bariz bir şekilde görünmektedir bu yüzden kemikler, damarlar ve kalp bölgesi çok bariz bir şekilde görünmektedir. Hastamızda kalp yetmezliği gibi bir şikayet olup olmadığını bile anlamak mümkündür. Costalarda açık bir şekilde görünmekte olduğundan costa fraktürleri,litik kemik lezyonları, kardiak silhoutte, kardiak büyüme, plevral efüzyonlar ,ekstrotrasik dokular daki problemler de belli olabilir.

Fakat, direkt olarak bu grafilere bakıp tedavi şekillenmesinden önce hastamızda ki belirti ve bulgularda göz önüne alınmalıdır.

Hastamızın hamile olmadığından emin olmalıyız, hastamızı bilinçlendirmeliyiz istediklerimizi net şekilde söylemeliyiz nefesi tut dediğimiz sırada tutamazsa örneğin bu sonucu yanıltır.Hastamızın metal eşyalarını çıkartması beklenir daha fazla radyasyona maruz kalmaması ve röntgen ışınlarının gidişatını bozmaması için yapılmaktadır.

Akciğer grafisi, x ışınlarının yönü AP ve PA olmaktadır.Bazı durumlarda oblik şekildede çekilmesi istenebilir.

Fakat bu işlemler sırasında fazla şekilde radyasyona maruz kalınmaktadır. Eğer, ilaçlı akciğer filmi çektiriyorsak vücuda kontrast maddeyle yapılan görüntülemedir bu durumda hastanın alerjenlik testinden sonra yapılması uygun bulunmuştur. Damar yolunun en az 30 dakika boyunca açık kalması gerekmektedir. Bu sayede böbrekler aracılığı ile kontrast madde daha kolay parçalanabilir.

Ultrasonografi,akciğer hastalıklarında da kullanılabilen yöntemler arasındadır.Plevra sıvısının tanısında çok önemli olabilir.Hastada eğer minimal plevra sıvısı varlığında,plevra boşluğundan sıvı alınacak yerin tam olarak belirlenmesinde rolü büyüktür.

Bilgisayarlı tomografi(PT),bu yöntem x ışınlarını hastanın vücudundan direkt olarak bilgisayara kesitler halinde yansıtmaktadır.Bu sayede lenf bezleri,iç yapısının özellikleri,yakındaki dokulara metestas yapıp yapmadığı ya da o çevrede başka bir hastalık belirtisi olup olmadığı anlaşılmaktadır.Çok detaylı bir inceleme ağsına sahiptir yani göğüs duvarını bile rahatlıkla görünmesini saglar.Radyoterapi öncesinde de kullanılan yöntemler arasına girmiştir.

Manyetik rezonans (MRI),akciğer dokusunun hava içermesi nedeniyle MRI bilgisayarlı tomografi kadar başarılı olamamıştır.Akciğer ve akciğer zarının kanserinde lezyonun ana damarlar,göğüs duvarının yumuşak dokusu ve kemik dokusu,diyafram gibi yakın yapılar ile ilişkisini ortaya çıkartmak için tomogrofiden sonra gerekli görüldüğü taktirde manyetik rezonans uygulanır.

Pozitron emisyon tomografisi (PET), biyomoleküllerin yapısına kadar işleyen radyoaktif bir ajan olarak hastaya verilir ve hücrenin metabolizmasını faaliyet esnasında bu radyoaktif ajanı yapısında tutunmasın da hareketle PET kamera aracılığı ile değişik açı ve planlardan görüntü oluşturabilir.

Tümör hücrelerinde metabolizma diğer hücrelere göre daha hızlı olduğundan tümör dokusunuın bulunduğu bölgeye radyoaktif madde daha hızlı ve fazla tutunur.

PET,akciğer kanser tanısında da önemli rol oynar ve bu sayede erken teşhisi mümkündür. PET’in dezavantajları beyin dokusunda yer alan tümör ya da metastasları saptayamamasıdır.

Tüberküloz ya da sarkoidoz gibi hastalıklarda yanlış pozitif sonuç vermesidir bu durum da işlemin gidişatını değiştirebilir.Bu çeşit röntgenlere ve cihazlara yüzde yüz güvenmek doğru değildir ve olabildiğince az çektirmekte fayda vardır haftada ya da ayda 1 kez çektirmek çok zarar verebilir gen faktörleri ile oynamaya bile yetmektedir.

Radyasyon vücuda çok hızlı ve kısa zamanda giriyor fakat aynı hız ve süre de vucuttan atılmıyor bu yüzden hekim tavsiyesi olmadan çektirmek dogru değildir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here